Y Kuşağını tanıyor musunuz?

bloggorsel4

Gezi Parkı’nda haftalardır yaşananlar karşımıza bugüne kadar apolitik bulduğumuz, zaman zaman duyarsız sandığımız, değerleri ve inançları olmadığını sandığımız bir kuşağı çıkardı. Y Kuşağı olarak tanımlanan bu gençler, 68 kuşağı çiçek çocukları gibi ütopik sosyalizm peşinde değiller. Küresel ekonomiye inanıyorlar ve hızla zengin olmak istiyorlar. Yani tüm pazarlama ve iletişim yöntemlerini baştan sona formatlamayı gerektiren bir nesil geliyor

Yazımda Y Kuşağına dair incelemeler paylaşıp, onlara dair pazarlama ve iletişim tekniklerini derlemeye çalıştım. Bu gençleri dinleyip, anlamak hepimizin yararına olacaktır diye düşünüyorum.

Kim bu Y Kuşağı? Bu sorunun yanıtıyla başlamakta fayda var:

Y kuşağı (Generation Y / Echo Boom): 1980-1999 arası doğumlu 15-32 yaş aralığındaki nesil. En önemli özellikleri özgürlük ve teknoloji. Y kuşağının temel özellikleri bilgiye hemen ulaşmaları, teknolojiyi çok iyi kullanmaları ve yalnızlık. Bu kuşağın bir diğer özelliği de, kendilerine çok fazla güvenmeleri ve girişimcilik ruhlarının çok belirgin olması. Y kuşağı Türkiye nüfusunun ise yaklaşık yüzde 35’ini kapsıyor. 2025’te Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerdeki işgücünün yüzde 60’a yakınının Y kuşağından olması öngörülüyor.

Y KUŞAĞININ ÖZELLİKLERİ NELER?

İnternet bir numaralı iletişim araçları. Tüm işlerini internet veya mobil platformlar üzerinden yapan Y kuşağına ulaşmanın önemli yollarından biri de doğal olarak interneti ve sosyal medyayı aktif kullanmaktan geçiyor.

Bu kuşak, narsist, bireyci ve girişimci. Pazarlamacılar için en tehlikelisi, sadakat duygusundan yoksunlar.

Ücretsiz her uygulamanın da (bedava kontör, sinema bileti, menü) en sıkı takipçileri yine onlar. Şeffaf ve açık bir yönetim, hesap verebilir bir yapı artık iletişimin olmazsa olmazlarından. Hiçbir kapının tam olarak kapanmadığı bir dünyada,  iş yapmanın kuralları açıklıktan geçiyor.

Hayatlarını kamusal açıklık içinde yaşamak konusunda rahatlar, ‘mahremiyet’e çok fazla önem vermiyorlar.

7/24 online / bağlı olmak istiyorlar, onlar için aksi düşünülemez bir durum.

Odaklanma seviyeleri düşük. Odaklanarak yapılacak ‘interaktivite’ onlara uzak gelmekte.

Konvansiyonel iletişimi reddetmiyorlar ancak o anlarda da online durumdalar.

BU GENÇLERE SAMİMİYETLE YAKLAŞMAK GEREKİYOR

Bu gençlere yakınlaşmak, onlara ulaşmak için yapılması gerekenler basit aslında:

Günümüzde gençler çok erken yaşta markalara ve mesajlarına doyuyorlar ve bir noktadan sonra çok daha fazla beklenti geliştiriyorlar.

Bir marka bu beklentileri karşılamak için yenilense bile yeni bir ürünü sadece yeni olduğu için almıyorlar, önce marka değerleri konusunda ikna olmaları gerekiyor.

Otantik, kişiliği olan, aksiyonları ve vaatleri tutarlı olan markalar günümüz gençleri için öne çıkıyor ama başarıyı garantilemiyor. Bir gencin hayatına dahil olmak için vakit geçirmek isteyecekleri bir deneyim tasarlamak ve onlarla ‘sosyalleşmek’ gerekiyor.

Eski jenerasyon kitle odaklı konvansiyonel iletişim alışkanlığı ile iletişim yatırımların büyük çoğunluğunu hala TV gibi klasik kanallar üzerine yapıyor, yeni jenerasyon özellikle gençlik hedef kitlesi söz konusu olduğunda iletişim yatırımlarını dijital ve deneysel pazarlamaya kaydırmak istiyor ki bu da gençlik iletişimi için çok doğru bir yatırım kararı

Pazarlama şirketi Youth Republic’in araştırma kuruluşu Synovate ile birlikte gerçekleştirdiği araştırmaya göre bu kuşak toplam 80 milyar TL’lik bir pazar oluşturuyor. Hem ailelerinin hem de çevrelerindeki arkadaşlarının satın alma kararlarında doğrudan etkiliyorlar.

Arkadaş tavsiyesine, paylaşımlarına duyarlılar.

Online alışverişi aktif olarak kullanıyorlar. Bir ürünü mağazada görüp, beğenip hemen almak yerine fiyat karşılaştırması yapıyor, alışverişten önce sosyal medyayı dinliyorlar. Bloglar, online sözlükler onların takip araçları.

Eskiden televizyon reklamlarıyla herkese ulaşmak mümkündü. Ancak Y Kuşağı söz konusu olduğunda televizyon reklamı bir işe yaramıyor. Onlara bir deneyim yaşatmanız, birlikte tasarlamanız, birlikte yapmanız lazım ama Y Kuşağı kolay kolay etkilenmiyor, reklam bombardımanından etkilenmiyor. Hele ünlü isimlere, yüzlere hiç prim vermiyor.

Y kuşağı, mağazalardaki satış elemanlarının fikirlerine önem veriyor. Bu fikirler yüzde 29’unun satın alma kararını belirliyor, oysaki başkasının fikrine önem vermek diğer jenerasyonlarda yalnızca yüzde 19. İndirimler daha yaşlı kuşakların yüzde 65’inin ilgisini çekerken Y kuşağının yüzde 51’ini çekiyor

Yasal Uyarı: Yayınlanan yazının kaynak gösterilerek kullanılan bölümleri hariç tüm hakları Doret Habib’e aittir. Yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek yada referans gösterilerek kullanılabilir. Blog yazılarına ayrıca haftalık gazete Şalom’daki köşesinden ulaşılabilir.

Bookmark and Share